3 Ağustos 2012 Cuma

AMAN EFE'M, BENİ UNUTTUN SANMIŞTIM





Nasıl da sevindim beni bulduğuna çocukluğum, nasıl da çabaladım durdum, beni bul diye, çok bekledim yıllar yollar geçti, buldun beni, bırakma tut elimi. Neden ayrı düştük ki seninle, oysa hayallerimiz birbirinin ortağıydı, biz birbirimizin hiç söze dökmediğimiz kıymetlisiydik. Nasılda kır düşmüş çocukluğuma, ne çabuk yitirdik heyecanlarımızı, hani kendi dağımıza ev yapacaktık, orada durup bulutlara şiir yazacaktık belki, farkında olmadan o gün bugün biriktiriyorum içine kaçmış dediğin kelimeleri. İstesen de beni bulabilir misin çocukluğum, bak büyüdüm ben, hala her gelişinde beni almadan giden çocukluğumun uçağını bile bile kaçırdım diyorum soranlara, gerçekmiş gibi, gerçek olan şeyler de vardı. Güneşin batışı mesela, Şemsipaşa belki tanır bizi, görmemiş gibi güneş batıran çocuklar der kim bilir, belki de güneş hatırlar bizi, ben her gün batıyorum, ilk defa batıyormuşum gibi bakan çocuklar vardı, bunlar onlar değil mi der, biz birbirimize sorarız, sahi onlar mıyız?

Hastalanınca bir his, o gelir beni bulur sevdiğim çikolatalardan getirir dedirtir, bu sefer kıymam ona hepsini severim, derim. Çoçukluğum, hala hızlı içiyorum sahlebi dudaklarıma yapışıyor kaymağı, yakıyor kalbimi. Hala eski evleri restore etmek istiyorum, ajandama önemli günleri işaretlerken kendime de sana yazdığım notlardan yazıyorum, çocukluğum ajandası işaretlenmeyince unuttu beni, sen unutma diyorum. Geçenler de sevdiğim kıymetli arkadaşlarımdan biri olan kitap kurdu'na 'hadi yap' notları yazdım, notlar bitince o da unutur mu beni çocukluğum. Her şeyi itiraf ettim ben, enginar sevmezdi, ben seviyor dedim diye mecburen yiyordu dedim, ütü bilmediğim için çift dikiş yaptığım pantolonları da söyledim, kayak yaparken seni babam zannettiklerini, sırf kız arkadaşın yaptı diye yemediğim mısırları, orucum diye bana tarhana kaynatmanı, çocukluğum bak her şeyi, yazdım ve hala saklıyorum çocukluğumun yanık efe resmini, iyi ki buldun beni.




1 yorum:

rahmi şahin dedi ki...

kır dökeriz çocuklugumuza ya, onla da kalmaz. Henüz taramayadan saçları kırlarıda seyreltiriz . liste biraz daha kabarır ama yine gelen genç oğlan alamadan gider seni. Çocukluk, gençlik, ihtiyarlık; hep yaşamadığımız yaşayamadıklarımız.
Zaman zaman çocukta gelir, delikanlıda, ve hatta hatta ihtiyar delikanlıda. ama eli boş döner mi yine acep hep... Hiç bi'şey için geç değidir deler ya..
Derler deler. ama onlar hep derler...
Kaleminize sağlık.
Çoccuklugumdan kalma kucak dolusu Sevgiler...